Anasayfa 15 Temmuz Giriş Yap Kayıt Ol
Tüm Hatıralar
Hatıra · Tanıklık

15 Temmuz’u Unutmamak

Kadir KAYAHAN Dr. Öğr. Üyesi
15 Temmuz 2016 Cuma günü, hayatım boyunca unutamayacağım günlerden biri olarak hafızama kazındı. Hain darbe girişimi günü eşim ve iki oğlum memleketimiz olan Burdur’daydı. Büyük oğlum henüz 6 yaşında, küçük oğlum ise daha 6 aylık bir bebekti. O hafta izin almış, günlerdir hasretini çektiğim aileme kavuşmayı planlıyordum. Aklımda sadece birkaç gün sonra onlarla bir araya gelmenin heyecanı vardı.
Akşam saatlerinde üniversiteden üç akademisyen arkadaş bir çay bahçesinde oturuyor, gündelik konular üzerine sohbet ediyorduk. Bir anda telefonlarımıza düşen haber bildirimleri sohbetimizi yarıda kesti. İlk başta ne olduğunu tam anlayamadık. Televizyonlarda köprülerin kapatıldığı, Ankara ve İstanbul'da olağan dışı hareketlilik yaşandığı haberleri yer almaya başlamıştı.
Hepimiz aynı anda telefonlarımıza sarıldık. İlk düşüncemiz ailelerimiz oldu. Onların güvende olup olmadığını öğrenmek istiyorduk. En büyük endişeyi ise eşi ve oğlu Ankara'da olan arkadaşımız yaşıyordu. Telefon görüşmelerinde, savaş uçaklarının alçaktan ve peş peşe uçtuğunu, çocukların korku içinde ağladığını öğreniyordu. Onun yüzündeki çaresizlik ve endişeyi bugün bile unutamam.
Gece ilerledikçe olayların bir darbe girişimi olduğu netleşmeye başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bombalandığını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve birçok stratejik noktanın hedef alındığını öğreniyorduk. Televizyon ekranlarından vatandaşların meydanlara çıktığını, tankların önünde durduğunu, bayraklarıyla vatanını savunduğunu izliyorduk.
O gece sadece kendi ailemizi değil, aslında hepimizin ortak yuvası olan vatanımızı düşünmeye başlamıştık. Bir yanda eşim ve küçücük çocuklarımın güvenliği için dua ediyor, diğer yanda ülkemizin geleceği adına büyük bir kaygı yaşıyordum. Dakikalar geçmek bilmiyor, televizyonlardan gelecek her yeni haberi nefesimizi tutarak takip ediyorduk.
Sabaha doğru milletimizin kararlı duruşu sayesinde darbe girişiminin başarısız olduğu haberleri gelmeye başladı. O an hissettiğim duygu tarifsizdi. Hem ailemin güvende olduğunu öğrenmenin huzurunu yaşıyor hem de milletimizin demokrasiye, bağımsızlığına ve bayrağına sahip çıkmasının gururunu hissediyordum.
15 Temmuz gecesi; birlik olmanın, vatan sevgisinin ve milli iradenin ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya gösteren tarihi bir gece olarak hafızalara kazındı. O gece, farklı görüşlerden milyonlarca insan tek yürek oldu; ülkesine, demokrasisine ve geleceğine sahip çıktı. Onların fedakârlığı sayesinde Türkiye Cumhuriyeti demokratik düzenini korumayı başardı.
Aradan yıllar geçmiş olsa da o gece yaşadığım endişeyi, telefon başında ailemden gelecek iyi haberi beklediğim dakikaları ve sabaha karşı hissettiğim derin rahatlamayı hâlâ ilk günkü gibi hatırlıyorum.
Bugün geriye dönüp baktığımda, 15 Temmuz'un bana öğrettiği en önemli şey; ailemizin huzuru ile vatanımızın huzurunun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğidir. Çocuklarımızın güven içinde yaşayabilmesi, ancak güçlü bir devletin, demokrasinin ve millet iradesinin korunmasıyla mümkündür.
Allah, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi ise saygı ve şükranla anıyorum.